Guangzhou Kentinde Bir Banka Soygunu

Dört soyguncu hazırlıklarını yapar ve bir bankaya girerler. Soygunculardan biri bankadakilere bağırır: “Kımıldamayın. Para devletindir, ama hayatınız sizindir!” Herkes sessizce yatar. Bunun adı “zihin değiştirme kavramı”dır. Alışılmış düşünce tarzını değiştirmek.
Bu arada müşterilerden bir kadın korkuyla masanın üzerine yatmıştır. Ama bacaklar ortada. Soyguncu bağırır: “Edebini takın! Bu bir soygun, ırza geçme değil.” Bunun adı “profesyonellik”tir. İşin neyse onun üzerinde yoğunlaş.
Soyguncular paraları yüklenip kaçmayı başarmışlardır. Saklanacakları yere ulaştıklarında, içlerinden en genç ve aynı zamanda tek üniversite mezunu olan, daha yaşlı ve ilk okulu bile bitirememiş olanına: “Abi, hadi şu paraları sayalım” der. Yaşlı adam der ki: “Çok aptalsın be. Bu kadar para oturup sayılır mı? Akşam zaten TV haberlerinde kaç para çaldığımızı öğreniriz.” işte buna “deneyim” derler! Günümüzde deneyim kağıt diplomalardan çok daha önemlidir.
Soyguncular bankadan kaçtıktan sonra Şube Müdürü, Şube Şefine hemen polisi aramasını söyler. Şef der ki: “Durun hele Müdürüm. Alacaklarını aldılar. Biz de bir 10 milyon daha alıp daha önce iç ettiğimiz 70 milyon dolara ekleyelim, ne dersiniz?” Buna “fırsatı yakalamak” derler. Berbat bir durumu kendi lehine çevirmektir aslında bu.
Müdür der ki: “Yahu, her ay bir soygun olsa harika olurdu. Ne eğlenirdik.” Buna “sıkıntılardan kurtulmak” derler. Sonuçta kişisel mutluluk, işinden daha önemlidir.
Ve akşam TV haberleri, bankadan 100 milyon dolar çalındığını açıklar! Çaldıkları paranın daha az olduğu bilen soyguncular oturup parayı sayarlar. Bakarlar ki topu topu 20 milyon! Çok kızarlar bu işe: “Biz hayatımızı tehlikeye atıp 20 milyon çalabildik. Banka Müdürü bir el hareketiyle 80 milyon doları götürdü. Galiba soyguncu olmak yerine doğru dürüst eğitim görmek gerekirmiş.” derler. Bu “bilgi altından daha değerlidir” sözünün kanıtıdır.
Banka Müdürü çok mutludur. Özellikle bir süre önce borsada kaybettiklerini geri alabildiği için. Bu “fırsatı değerlendirmek”tir. Kazanmak için risk almak gerekir. Peki, Sizce gerçek soyguncular kimler?
Şuana kadar okuduğunuz anonim bir hikayenin azda olsa benim yorumumla anlatımıydı. Gelmek istediğim nokta ise bugünün olaylarına baktığımızda ülkemizde uzun yıllardır, sonu gelmeyen soygunlar olmuş. Kimse eller yukarı dememiş ama yanlış kararlar yüzünden sürekli sömürülmüşüz.
Önce zihnimizle oynamışlar! Sonra bu yaptıkları amatör işleri daha profesyonel boyutlara çıkartmışlar. Uzun yıllar bekleyip bir de deneyim sahibi olmuşlar. Kendilerince fırsat yakalamışlar. Ama bu Asil Millet oyunu bozmuş ve sıkıntılarından tek tek kurtuluyor çok şükür. Bence, hikayedeki rollere baktığımızda banka müdürü Amerika olmuş, soyguncular FETÖ...