İSTİŞARE

Bir yıl daha geride kaldı.
Acısıyla.
Tatlısıyla.
Hayal kırıklıklarıyla.
Küskünlükleriyle.
Kırgınlıklarıyla.
Kimi zaman tepkilerle.
Kimi zaman birlikteliklerle.
Geçti, gitti.
Bugün var.
Yeni bir umut.
Yeni bir başlangıç.
Yeni bir sayfa.
Hoş geldin yeni yıl.
*
Kelimeleri sıraya dizip.
Eskiyi anlatacak.
Yeniyi aktaracak değilim.
Hayat herkesin.
Herkes yaşadıklarıyla anılacak.
Günleriniz umutlu olsun yeter.
*
Gelelim bizim mevzumuza.
Benim derdim Yozgat.
Kent geliştiğinde.
Kabuğunu kırıp.
İleriye adım attığında.
Toplum da gelişecek.
*
Kişisel gelişim.
Egolarla alakalıdır.
Toplum içinde kendini düşünenlerde.
Belli bir süre sonra.
Kendi içerisinde yok olup, gidiyor.
Psikolojik yani.
*
Peki, Yozgat nasıl gelişir?
Gelişimin açılımı da önemli.
Gelişim derken.
Yapısal anlamda.
Binalaşma.
Algılanmamalı.
Bir 10 yıl sonrasını.
Hatta daha ilerisini düşünmek zorundayız.
Gece rüyada görünüp.
Sabah uygulanan projeler.
Planlar.
Programlar.
Şehrin gelişimini sağlamıyor.
‘Ben yaparım’
‘Benim dediğim doğrudur’
‘Ben bilirim’
‘Yaptım, oldu’
Mantığı da Yozgat’ı geliştirmiyor.
O zaman.
Her alanda istişare ederek.
Toplumun tüm katmanlarıyla.
Paylaşımı sergilemek zorundayız.
Siyasallaşan bürokrasiye..
Bürokratikleşen siyasete son verilmelidir.
*
Herkes, her şeyi bildiğini sanıp.
Ahkam kestiğinden.
Bir arpa boyu gidemiyoruz.
Etrafınıza bakın.
Kentin ne halde olduğunu görürsünüz.
Zaten, bunları da biliyorsunuz.
Ekonomide.
Tarımda.
Sağlıkta.
Eğitimde.
Sporda.
İlerlemeyi beklerken.
Geriye gidişimiz.
Mangalda kül bırakmayıp.
Bildim havasıyla hareket edenlerin çalışmalarından kaynaklanıyor.
Burası da önemlidir.
Her konuda paydaş bir arada tutulup.
Kentin önü açılmalıdır.
*
Anlatabildim mi?