Karakter ve Niyet

İnsan, çok çeşitli kabiliyetlerle donatılmış, buna karşılık çok kompleks duygular ve bitip-tükenmek bilmez ihtiyaçların ağında yuvarlanan bir varlıktır.
Bütün bunların yanı sıra, akıl gibi onu geçmişin elemleri, geleceğin korku ve endişeleriyle bütünleştiren bir melekesi ve her zaman kendisine insanî sorumluluğunu hatırlatan vicdanı, ayrıca kendisini sürekli iki alternatif arasında tercihe götüren iradesi vardır.
İnsan, akıl, vicdan ve iradesini doğrunun ve doğruların emrinde kullanabildiği gibi, arzu ve ihtiyaçlarının, menfaat ve ihtiraslarının emrine de verebilir.
Ayrıca, doğuştan getirdiği birtakım ırsî hususiyetler de onun düşüncesinde önemli bir rol oynar. İşte, insanın bütün bu özelliklerine onun tabiatı veya karakteri denir.
İnsanın doğru düşünebilmesi için, tabiatı veya karakterini (fıtrat), Kur’an’a göre eğitmesi gerekir.
Şahsî menfaat ve arzuların ve gerçek yönünü bulamamış hislerin tesirindeki bir insan, kolay kolay doğru düşünemez.
O halde, doğru düşünebilmenin en önemli şartlarından biri, “ mânevî ve ahlâkî” eğitimdir.
İnsanın karakterini oluşturan faktörlerden arzu, temayül, hissiyat ve ihtiyaçları, her zaman onun niyetini etkiler.
Niyeti doğruyu yakalamak değil de, kendini tayin ettiği hedefi gerçekleştirmek olan bir insan, kendisine ulaşan verileri, hattâ doğruyu bile çarpıtmaktan, eğip bükmekten geri kalmaz.
Doğruya ulaşmak ve doğru düşünebilmek için bu sahada sağlam bir niyete sahip olmak, bunun için de yine sağlam bir karakter eğitiminden geçmek şarttır.

Hakan EKİNCİ

Hakan EKİNCİ

Yazarın son yazıları...

tümü