ANALİZ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş yapılalı yaklaşık bir yıl oluyor. Yeni sistemin uygulamaları ve çalışma prensibi tartışılmaya devam ediyor. Parlamenter Sisteme geri dönmek isteyenler olduğu gibi mevcut sistemin aksayan yönlerinin düzeltilmesini isteyenler de var.
Yazılı metinlerde sistemin farklılıkları olsa da ülkemizde sistemin ne olduğundan çok mevcut sistemin nasıl kullanıldığı daha çok sorgulanması gereken konudur.
Parlamenter sistemin aksayan yönleri olarak ortaya konan argümanlar ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin getirisi olarak görülen uygulamalar arasındaki farkı kamuda çalışanlar veya mevzunun muhatapları raporlasa dahi sistemi yöneten / yönlendiren insan faktörünün varlığı sebebiyle değişen bir şey olmayacaktır. Batıda çok başarılı uygulanan sistemlerin ülkemizde tıkanmalara sebep olması sistemin kötülüğü sebebiyle değildir. İnsanımızın devlet ve kamu algısı sistemin önüne geçmektedir.
Yazılı metinleri en iyi şekilde yazmak tek başına bir anlam ifade etmez. Yöneticilerin keyfi uygulamaları ve basiretsizliği ile kanunu kötüye kullanması sistemleri her koşulda tıkayacaktır.
Sistemin en iyi şekilde uygulanması için yönetici insan kalitemizi yükseltmeliyiz. İnsan haklarına saygılı, ayrıştırıcı fikirlerden uzak, liyakat sahibi, muktedir, emri altındaki çalışanları koruyan ve yetiştiren, kurumun başarısını kendi başarısından üstün tutan, istişareye önem veren yöneticiler ile sistemler başarıyla uygulanabilir. İnsan kalitemiz yetersiz olduğunda eski sistem ile yeni sistem arasında uygulamada farkı görmek mümkün değildir.
Bununla beraber insanların devlete ve topluma bakış açısının da değişmesi gerekmektedir. Doğu toplumlarına has bir özellik sayabileceğimiz adam kayırmacılık, yağcılık, menfaat, çıkarcılık, adamına göre muamele gibi uygulamalar da devlet işleyişinin aksamasına, iş veriminde düşmeye ve kaliteli hizmetin yerine getirilmesine engel olmaktadır.
Tanıdığına iş yaptırma dürtüsü insan hakkı ihlaline kadar gidebilir. Aynı işin kişilere hizmet olarak sunumunda rasyonel olarak farklı muamele olamayacağı düşünülse de uygulamalar bunun tersini göstermektedir. Yolsuzluğun bir sebebi de tanıdığa işini yaptırma hassasiyetidir! Yolsuzluğu, hukuksuzluğu, adaletsizliği yazılı metinlerdeki ifadeleri değiştirerek çözüme kavuşturmamız mümkün değildir. En iyi sistem, kötü yöneticinin elinde bozulur. İyi yönetici, kötü sistemde dahi başarılı çalışmalar yapabilir.
Sistemler üzerinde metin çalışması yapanların aynı anda mevcut insan kalitesinin arttırılması ve sistemin işlerliğini insani yaklaşımlar göz önünde bulundurularak hazırlaması gerekmektedir.
Sistemin uygulanacağı insan kalitesi dikkate alınmadan hazırlanan metinler tek başına hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Sistem çalışması yapılırken arzu edilen neyse o yönde tüm faktörler incelenmelidir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ‘tek adam’ yönetimi olarak arzu edilmişse bir yıllık uygulamaların arzu edilene yakın verimlilik sağladığı söylenebilir. Lakin arzu edilen bu değilse düşünülmesi gereken faktörlerde herhangi bir değişme olmamıştır. Seçim sistemi ve Siyasi Partiler Kanunu öncelikli çözülmesi gereken yazılı metinlerdir. Yöneten ile yönetilenin nasıl bir ilişki seviyesinin olacağı bu metinler vasıtasıyla belirlenebilir. Odak noktası, siyasi parti liderinden merkeze yakın bir noktaya çekilebilir veya seçmen yönünde bir nokta da belirlenebilir. Bu tamamen sistemden ne beklendiğiyle alakalı bir mevzudur.
Seçim barajının tamamen kaldırılması ve dar bölge seçim sistemi bu bağlamda tartışılabilir. Cumhurbaşkanının aynı zamanda Siyasi Parti Lideri olması bazı sıkıntılara sebep olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı makamının toplumun her kesimine eşit mesafede olmasının önüne geçmiş, siyasi lider koltuğu ile Cumhurbaşkanlığı makamı arasındaki farklılık eleştiri kültürünü zedelemiştir.

Gölge adam

Gölge adam

Yazarın son yazıları...

tümü