ANKARA’NIN GÖZÜ YOZGAT’IN KULAĞI

Siyaset, siyaset gibi yapıldığında tat verir.
Hizmet aracıdır.
Dinleme.
Çözüm.
Buluşturma.
Kucaklaştırma mercidir.
Samimiyetin.
İyi niyetin.
Bütünlüğün adresidir.
*
Yozgat’ta farklıdır.
Anlayışı.
Zihniyeti.
Bakışı odaklıdır.
Var olması gerekenlerle.
‘Ben’ olmalıyım diyenlerin mücadelesidir.
Dev aynasındakilerde içerisindedir.
Hatta.
Safını gösterip.
Bir yere yamanmak isteyenlerde Yozgat siyasetinin tabanındadır.
*
Partisine gidip, ‘partinin neferiyim’ diyenler.
Milletin içerisine girip, ‘milletçi’ görünmeye çalışıyor.
Siyaset budur işte.
Bukalemun…
*
Lafa ağır girdik.
Farkındayım.
Ayağımı gazdan çekmeyeceğim.
Çünki, yeter..
Eğer, Yozgat geriye gidiyor.
Küçülüyor ise.
Bu zihniyetin.
Bu mantığın.
Bu egonun.
Bu bencilliğin.
Bu çıkarın.
Bu menfaatin.
Eseridir.
*
Toplumu ikiye bölüp.
Kendi menfaati için beraber çalıştıklarını satanlar.
Haddini ve yerini bir kenara bırakıp.
Boş hayallere dalanlar.
Yozgat’ın temsilciliğine soyunanlara.
İtirazım var.
Karşıyım..
*
Yozgat siyasetinin kendini aradığı bir dönemde.
Değişim.
Yenilenme.
Kaçınılmaz hale gelmiştir.
Son dönemde siyaset erozyona uğradı.
Siyasetin getirdiği toplumsal bölünmeler.
Sorunların çözümü noktasında da barikat oluşturuyor.
Artık, Yozgat’ın ses vermesi lazım.
Asıl mesleğini hobiye çevirip.
Siyaseti meslekleştirmek.
Kişisel egoyu,
Kişisel beklentileri öne çıkarıyor.
*
İktidar da yeni bir dönemin fitili ateşlendi.
Değişime, yenilenmeye gidilecek.
Belli ki, yansıyanlar, anlatılanlar da daha vahim.
Böyle bir ortamda.
Ankara, Yozgat’ı gözlemlemeye dalarkan.
Doğru adımların atılması gereklidir.
Yoksa.
Değişim şeklen yapılırsa.
Yarın, bugünden farklı olmayacaktır.
Anlatabildim mi?