Ne Cumhurbaşkanımıza küfür edenlerden, ne de Atatürk’e küfür edenlerden bu ülkeye fayda gelmez

Bin yıllık süren devlet anlayışımız ve millet olma bilincimizin temel dayanağı milli birlik ve beraberliğin tesisiyle mümkün kılınmıştır.
Bu milletin mayasındaki birliktelik ruhu; vatan, millet, devlet ve bayrak aşkı asılar boyu İslam’ın sancaktarı olan kutlu ve necip milletimizin çiz çöktürülemez ruhunu gözler önüne sermiştir.
Tarihin hangi dönemine ışık tutsanız orada hak yanında yer alan Türk Milletinin ve devletinin batıl karşısındaki bir oluşu, iri oluşu, diri oluşu ve hep birlikte iman dolu göğüslerle mücadelesini kanıtlar niteliktedir.
Son olarak 15 Temmuz Hain Darbe girişimine karşı milletin topyekûn vatan, millet, devlet ve bayrak için mücadelesi de işte bunun apaçık göstergesidir.
Bu milletin öz çocukları olan ve görüşü, inancı, mezhebi farklı ama Türk Milletinin asli ferdi olma bilincini kaybetmemiş engin ferasete sahip milletimiz işte bu yüzden yıkılamaz, sarsılamaz, yok edilemez oluşunu son olarak 15 Temmuz’da göstermiştir.
Türk Milletinin varlık sahasını terk etmemesi/ettirilememesi ve bin yıldır var olmasındaki büyü işte bu birliktelik ruhunun hiçbir durum ve
vaziyette bozulamamasındandır.
Şu sıralar Türkiye Cumhuriyeti muhasır medeniyetler seviyesindeki yerini almak için gücüne güç katarak yoluna devam ediyor. Tabi bu durum batılın işine gelmediği gibi hak karşısındaki mücadelesini daha da keskinleştiriyor.
FETÖ, PKK, PYD, YPG, ABD, AB, İsrail daha sayamayacağım tüm güç odakları Türkiye’nin önünü kesmek için her yolu acımasızca denemeye devam ediyor.
Allah’ın inayeti, milletimizin güçlü ve bir duruşu tüm oyunları bir bir bozdu ve bozmaya devam ediyor.
Görünen köy kılavuz istemiyor; Türk Milleti bir ve beraber olduğu sürece yıkım, dağılma, güç kaybettirme bir hayalden öteye geçmiyor.
O halde yapılması gereken milli birlik ve beraberliğin yok edilmesine dönük eylemler sergilemek.
Nasıl mı?
Çok basit tabi ki kutuplaştırarak…
Önce ODTÜ’lü birkaç kullanılmaya müsait genç üzerinden Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırtacaksın. Bu sayede bir yüzde elli olan muhafazakâr ve milliyetçi kanadı hareketlendireceksin.
Daha sonra yine kullanılmaya müsait genç bir kız üzerinden Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e saldırtacaksın.
Yine bu sayede bir yüzde elliyi temsil eden Atatürkçü, ulusalcı, laik kanadı
hareketlendireceksin. Bu millete ne şuan devletimizi temsil eden Sayın Erdoğan’a saldıranlardan ne de kurucumuz Atatürk’e saldırandan fayda
gelir.
Görünen o ki yeni bir plan işletilmeye devam ediyor.
Oyuna gelmemeliyiz, kurulan nifak planını ters düz etmeliyiz.
Türk Milleti ortadan ikiye bölünürse işte o zaman yıkılış, yok oluş mümkün olacaktır.
Vatanını, milletini, devletini ve bayrağını seven Türk Milletine çağrım şudur:
Bugün uzun ince bir yolda millet için yürüyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a da sahip çıkın veya en kötüsü saygı duyun yine Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de asla unutmayın, saygı duymaya minnetle yâd etmeye devam edin.
Bu gülü tavır kutuplaşmayı ortadan net bir şekilde kaldırmaya vesile olacaktır.
Kalın sağlıcakla...