"Barış Pınarı Harekatı"na tam destek!

Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, devlet tarafından gerçekleştirilecek Barış Pınarı Harekatının yanında olduklarını aktardı.

"Barış Pınarı Harekatı"na tam destek! Memur Sen İl Başkanı ve Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Barış Pınarı Operasyonu ile çözüme yönelik adım atılmasının yerinde bir karar olduğunu söyledi.
SÖYLEMLERİN KIYMETİ YOK
Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, devlet tarafından gerçekleştirilecek Barış Pınarı Harekatının yanında olduklarını aktardı. Şerefli, "On bin kilometre öteden gelerek sözde kendi güvenliği için bölgeleri ateşe verenlerin ve ona karşı sessiz kalanların, yine onların taşeronlarının oluşturdukları güvenlik sorununu bertaraf etmek için harekete geçen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı, gerek içerideki lejyonerlerin gerekse dışarıdaki emperyalizmin aparatçığı konumundaki yapıların söylemlerinin hiçbir kıymeti ve önemi yoktur" dedi.
Şerefli, Türkiye'nin Barış Pınarı harekatını uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanarak gerçekleştirdiğini ifade etti.
Şerefli, bazı güçlerin, Türkiye'nin rejimin ve terör örgütlerinin ürettikleri şiddet dalgası ile yurtlarını terk etmek zorunda kalan milyonlarca insan için ürettiği çözüme yönelik, kaynağı dezenformasyon olan ve yalana dayalı açıklamalarda bulunmasının hiçbir hükmü olmadığını vurguladı.
TERÖR İLE MÜCADELE TÜRKİYE'NİN HAKKI
Şerefli şunları kaydetti:
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Fırat’ın doğusunda yuvalanmış terör örgütlerini temizleyerek güvenli bölge oluşturmak amacıyla “Barış Pınarı” harekâtını başlatma kararı almıştır. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları ile emperyalizmin oluşturmak istediği terör koridorunun önünü kesen devletimiz, Fırat’ın doğusuna yönelik bu harekâtla, emperyalizmin taşeronluğunu yapan PKK/PYD terör örgütünü süpürerek bölgeyi asıl sahiplerine teslim etmeyi amaçlamaktadır.
Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarında olduğu gibi devletimiz, Barış Pınarı harekâtını da uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanarak gerçekleştirmektedir. Suriye ile 911 km sınırı olan Türkiye’nin, hemen güneyinde emperyalizmin stratejileri doğrultusunda hareket ederek huzur ve güven ortamına musallat olan taşeron terör örgütleriyle mücadelesi uluslararası hukuktan kaynaklanan en tabii hakkıdır.
On bin kilometre öteden gelerek sözde kendi güvenliği için bölgeleri ateşe verenlerin ve ona karşı sessiz kalanların, yine onların taşeronlarının oluşturdukları güvenlik sorununu bertaraf etmek için harekete geçen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı, gerek içerideki lejyonerlerin gerekse dışarıdaki emperyalizmin aparatçığı konumundaki yapıların söylemlerinin hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.
MÜLTECİ SORUNU SAVUŞTURULDU
Öte yandan, emperyalist ülkelerin, rejimin ve terör örgütlerinin ürettikleri şiddet dalgası sonucu yurtlarını terk etmek zorunda kalan milyonlarca insanın yaşadığı trajedi karşısında üç maymunu oynayanların, Türkiye’nin mülteci sorununa ilişkin getirdiği önerileri, içi boş cümlelerle, yaptıkları açıklamalarla savuşturduklarına da hep birlikte şahit olduk. Bu yüzden, 3 milyon 600 bini aşkın mülteciyi ülkesinde barındıran Türkiye’nin bu konuda ürettiği çözümü, sahada uygulama girişiminin ilk ayağı olan terörü süpürmek ve şiddeti durdurmak için başlattığı operasyona yönelik yapılan, neresinden bakılırsa bakılsın, kaynağı dezenformasyon olan ve yalana dayalı açıklamaların hiç bir hükmü yoktur.
SURİYE KARDEŞLERİMİZİN YURDU
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yetkilileri her zemin ve şartta “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılıyız” açıklaması yapmaktadır. Faka hiçbir değeri tanımadan insanları katleden, şehirleri yerle bir ederek Suriye’yi insansızlaştıran stratejilerin emperyalist mimarlarının ve gerçekleştirdiği her sınır dışı operasyonla birlikte Türkiye’yi “işgalci” diyerek karalayanların sözleri her defasında boşa düşmektedir. Kaldı ki milletimizin de devletimizin de hafızasında Suriye; Arap’ıyla, Kürt’üyle Türkmen’iyle, Nusayrisi ve Sünnisi ile kardeşlerimizin yurdudur.
HAREKATI DESTEKLİYORUZ
Eğitim-Bir-Sen olarak, emperyalistlerin taşeron terör örgütlerinin eliyle toza dönüştürmek istediği toprakların yeniden sahipleriyle buluşması için devletimiz tarafından gerçekleştirilecek Barış Pınarı harekâtının yanında durduğumuzu ifade ediyoruz." 9 Ekim 2019 Çarşamba
Paylaş :