Akif İnan'ı rahmet ve minnetle anıyoruz

Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Mehmet Akif İnan’ın vefatının 18. yıldönümü nedeniyle bir açıklama yaptı.

Akif İnan'ı rahmet ve minnetle anıyoruz Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Mehmet Akif İnan’ın diğer insanlardan en önemli farkının, İslam medeniyetini yok etmek isteyenlere karşı sivil toplumun önemini gününde kavrayan insan olduğunu söyledi.
Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Mehmet Akif İnan’ın vefatının 18. yıldönümü nedeniyle bir açıklama yaptı.
Şerefli, “Çağı kurtarmanın bir eylemi olarak Memur-Sen’i kuran; Medeniyet Şairi, Yedi Güzel Adam’dan birisi Merhum Mehmet Akif İnan’ı aramızdan ayrılışının 18. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz” dedi.
Şerefli, “Bu kutlu yolculuğu başlatan ve değerler sendikacılığının temelini atan Merhum Mehmet Akif İnan’ın ne kadar önemli bir hizmeti başlattığı bugün daha iyi anlaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Memur-Sen İl Temsilcisi Şerefli, şunları kaydetti;
“Üyesi, milleti ve dünya mazlumları için sendikacılık yapan Memur-Sen bugün yaptıklarıyla, ‘Kim demiş her şeyin bitişi ölüm, destanlar yayılır mezarımızdan’ sözünü bir kez daha haklı çıkarmıştır. Kurulduğumuz günkü ilkelerimizden taviz vermeden, üyemizden ve milletimizden aldığımız güçle Yeniden Büyük Türkiye idealine yürüyeceğiz. Milli irade ve millet iradesine sahip çıkmaya, kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerini korumaya, dünya mazlumlarının sesi olmaya, uzatılan yardım ellerini tutmaya devam edeceğiz.
Mehmet Akif İnan’ın diğer insanlardan en önemli farkı, İslam medeniyetini yok etmek isteyenlere karşı sivil toplumun önemini gününde kavrayan insan olmasıdır. Akif İnan’ı farklı kılan; medeniyet değerlerimizi savunmada verdiği mücadele, medeniyet değerlerimizi yok etmek için zar atmayan, gece gündüz bilinçli projeler hazırlayanlar karşısında, bu projeyi hazırlayanların sendikal kavramı dine ve değerlerimize hakarete dönüştürdüğü bir zamanda, sendikacılığın, sivil toplumun önemini gününde kavramış olması ve adanmışlıkla temelini atmış olmasıdır. Eğer Akif İnan gibi bir dava öncüsü, mütefekkirliğinin, şairliğinin, edebiyatçılığının, iyi öğretmenliğinin yanına sendika kurmanın gereği hissedip, inanıp, bunu içselleştirip, o gün temelini atmamış olsaydı, işçi sendikacılığında olduğu gibi, bugün memur sendikacılığında da çok geri kalmış olacaktık. Kitapta yerini bulsak da, bir hükmü olmayacaktı. Akif İnan ve diğer güzel insanların, yazarken, konuşurken, ter akıtırken gayesi ve sancısı Türkiye’ye dikilen ittihatçı ve terakkici dar elbiseyi kabul etmemek, tek parti diktatörlüğüne, milli şeflik dönemine ve onun oluşturduğu vesayet iklimine karşı çıkmaktı. Akif İnan icraatıyla günümüzde de yaşıyor. Merhum Erbakan Hocamız partiyi ilk kurduğu zaman bu camia İslam’da parti varmıyı nasıl tartışmışsa, Akif Ağabey de 1992’de sendikayı kurduğunda, sorulan ilk soru, ‘İslam’da sendika var mı’ sorusuydu. Bu iki çığır açıcının, öncünün farkı buradadır.
Hizmet sendikacılığında, bizi biz yapan değerlerimizden taviz vermeden bu kutlu davanın temsilcisi ve sahibi olacağımızı ifade ediyor, Merhum Mehmet Akif İnan’ı bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.” 6 Ocak 2019 Pazar
Paylaş :